13 Ocak 2015 Salı

                                                                        
 ÖĞRENCİLERİMİZ ''PAL SOKAĞI ÇOCUKLARI'' KİTABININ ''YAZMAKTAN KİM KORKAR'' BASAMAĞINI DA ZEVKLE TAMAMLADI.


                                                                 ARSA

   Arsa onlar için bir vatan, bir oyun alanı ve kelimelerle anlatamayacağımız birçok şey.O çocukların hepsi arsalarının sırlarını korumak ve o yer için ölmeye yemin etmişlerdir.Bir insanın hayatında her zaman olumlu olaylar gerçekleşmez.Onların hayatının da çok düzgün geçtiği söylenemez.Ben bu yazıyı sadece kitabı okumuş biri olarak değil,onlar gibi yaşamak isteyen bir insan olarak yazıyorum.Yine günlerden bir gün (sanırım bütün hikayeler böyle başlıyor)Boka yani ordunun asil,ağırbaşlı,yardımsever,akıllı başkanı herkesi etrafında toplamış bir şeyler konuşuyordu.Tabii yine ben geç kalmıştım.Ben kimi sizce?Tahmin etmek çok zor olmayacaktır.Elbette ki Nemecsek.ardından hemen geldim.Of!Şu hazır ol nasıldı?Sanki karnı çek,omuzlar ileri ve topuklar birleşik.Boka ve Csele yine beni alıcı gözle süzüyordu.Neyse buraları özet geçelim.Tamam burada duralım yani kahramanlıklarıma.Öncelikle Boka’yla gittiğimiz Kızıl Gömleklilerin adasından başlayalım.Kitapta bahsedilen kadar korkmamıştım aslında.Sadece biraz tedirgin olmuştum,o kadar.O asil görev bayrağı geri alma!Ta ta ta tam… Tabii ki yine ben. Depoya girdiğimde yerdeki kumları nasıl görmediysem artık ayağımın izi çıkmış. Suya düştüğüm yerler çok soğuktu. Sanki dünmüş gibi hatırlıyorum;”    SAVAŞ”.Tabii ki  Feri Ats’ı düelloda omzunu yere getirirken çok da zorlanmamıştım(aslında zorlandım).Hayata gözlerimi kapadığım o an çok da acıtmamıştı hayatı bırakmak.hep şunu merak ettim.Acaba Gereb,Slovak’a rüşvet verdiğinde (çocukları kovmak için)o da gerçekten sahte bir mühendis mi getirmişti inandırıcı olsun diye,yoksa gerçek miydi?(Not:bu olayların hepsi ARSA için.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder